Il Cardellino addormentato è un uccello reale, il protagonista di una fiaba o l’invenzione di un film di fantascienza? Spetta a voi decidere.
Probabilmente è la creatura più enigmatica del pianeta. Questo uccello miracoloso vive lungo le rive del Nilo. Quando l’estate avanza e le terre lungo il fiume iniziano a inaridirsi, il Cardellino addormentato si immerge nel fango umido: lì si lascia essiccare insieme alla terra, cadendo in un profondo letargo. In autunno, con il ritorno delle piogge, il fango si scioglie e l’uccello si risveglia, balzando fuori dalle pareti come un pesce che guizza dall’acqua. Una volta che la pioggia ha lavato e purificato le sue ali, è pronto a spiccare il volo, riprendendo la propria esistenza esattamente dove l’aveva interrotta. Eppure, non è questa la sua abitudine più singolare. Poiché si addormenta nel fango, l’uccello finisce spesso per continuare il suo sonno all’interno dei mattoni crudi utilizzati per costruire le case. Al ritorno delle piogge, il Cardellino addormentato si desta e vola via letteralmente perforando le mura delle abitazioni. Tra i contadini del Nilo, le case “scelte” da questi uccelli sono considerate benedette; nonostante il risveglio lasci le pareti crivellate di buchi, si crede che riparare tali fori attiri la sfortuna. Considerato una delle ricchezze naturali più affascinanti dell’Egitto dopo le Piramidi, il Ministero del Turismo ha intrapreso diverse iniziative affinché venga annoverato tra le sette meraviglie del mondo. All’inizio dell’estate, l’uccello assume lo stesso colore del fango, rendendo quasi impossibile ai muratori distinguerlo mentre modellano i mattoni. Simile a una manciata di pietre color terra, finisce così per occupare il suo posto nelle mura domestiche. Gli astronomi dell’antico Egitto credevano che questo uccello fosse caduto dalle stelle e che ogni suo risveglio autunnale portasse notizie dal firmamento. Le tracce di questo mito sopravvivono ancora oggi: non appena cadono le prime piogge, i villaggi si animano e la gente si riversa in strada a ogni ora del giorno e della notte. In questa festa, che incanta soprattutto i bambini, ognuno raccoglie l’acqua piovana per pulire le ali dei cardellini. Si crede che per ogni uccello liberato si invii un messaggio alla propria stella protettrice, e che il destino di chi soccorre un Cardellino addormentato brillerà di luce propria. Dopo il lungo letargo, l’uccello vola ininterrottamente per circa una settimana. Quello che per la scienza è un esercizio necessario a riabilitare i muscoli alari, per gli egiziani resta la fretta febbrile di riportare i messaggi della terra alle stelle.
Uykusakası gerçek bir kuş mudur yoksa bir masal kahramanı ya da bilimkurgu filmi buluşu mudur, siz karar verin!
Herhalde yeryüzünün en merak uyandıran kuşu uykusakasıdır. Bu mucizevi kuş, Nil Nehri kenarında yaşar. Uykusakası yaz gelip de nehir kenarındaki topraklar kurumaya başladığında, nemli çamurun içine girip çamurla birlikte kurur ve uyur. Sonbaharda yağmurlar yeniden başladığında ıslanan çamurun içinde uyanan uykusakası balık gibi duvardan fırlar. Yağmurda kanatları ıslanıp temizlendiğinde artık yeniden kanat çırpmaya hazırdır. Uzun uykusundan uyanan saka, yaşamaya kaldığı yerden devam eder. Üstelik bu, en garip davranışı da değildir.
Islak çamura girip uyumaya başlayan uykusakası, yaz aylarında kuruyan çamurdan yapılmış kerpiç evlerin duvarlarında uykusuna devam eder ama mesele şu ki tekrar yağmurlar başladığında uyanan uykusakası, evlerin duvarlarını delerek uçmaya başlar. Nil Nehri kenarında yaşayan köylüler arasında uykusakası çıkan evler uğurlu kabul edilir. Ne var ki sakaların uyanışı bazı evlerin duvarlarının delik deşik olmasına sebep olur. Bu deliklerin kapatılmasının uğursuzluk getireceğine inanılır.
Mısır piramitlerinden sonra ülkenin en merak uyandıran doğal zenginliklerinden olan uykusakasının, dünyanın yedi harikasına eklenmesi için Mısır Turizm Bakanlığı tarafından çeşitli girişimlerde bulunulmuştur.
Uykusakası, yaz başladığında içinde uyuduğu çamurun rengini aldığı için duvar ustalarının çamuru kesip tuğla yaparken onu fark etmelesi zordur. Çamur renginde, bir avuç dolusu büyük taşlar gibi görünür ve çoğunlukla da tuğlalarla birlikte duvardaki yerini alır.
Eski Mısır’daki gökbilimciler bu kuşun yıldızlardan düştüğüne inanmış ve her sonbahar uyanışında yıldızlardan haber verdiğini düşünmüşlerdir. Bu inanışın Mısır kültüründeki izleri bugün de görülebilir. Sonbaharda ilk yağmurlar başlar başlamaz uykusakaları duvarlardan fırlamaya başladığında, gece ya da gündüz fark etmeksizin köylüler sokaklara dökülür. Çocukların da katıldığı bu şenlikte herkes eline bir kap alıp yağmur suyu biriktirmeye, biriken suyla uykusakalarının kanatlarını temizlemeye başlar. Özellikle çocukların bayıldığı bu törende her kurtarılan sakayla, kişinin kendi yıldızına bir haber gönderdiğine ve uykusakalarına temizlenmesi için yardım edenin yıldızının parlayacağına inanılır.
Uykusakası uzun uykusundan uyandığında, yaklaşık bir hafta boyunca hiç durmadan uçar. Kanatlarındaki gücü yeniden kazanmak için yaptığı bu antrenman, Mısırlılar tarafından yıldızlara haber götürme telaşına yorulur.